107 SÜPER KUPA ZAFERİ, UYUŞTURUCU SKANDALI VE ARALIK AYI KARNEMİZ
  •  
Anket
Fenerbahçe bu sezon yıldızlar kadrosu ile şampiyon olurmu?
Anket Sonuçları

TANSU SARI

SÜPER KUPA ZAFERİ, UYUŞTURUCU SKANDALI VE ARALIK AYI KARNEMİZ

1 Şubat 2026 Pazar 21:37

SÜPER KUPA ZAFERİ, UYUŞTURUCU SKANDALI VE ARALIK AYI KARNEMİZ Aralık ayı takımımız için adeta kâbus gibi geçti. SHOW/HABERTÜRK grubunda patlayan uyuşturucu ve seks skandalı Başkanımız Sadettin Saran'a da sıçrarken, tutuklanan sunucu Ela Rümeysa Cebeci ile yaptığı yasaklı madde konuşmaları da medyaya sızdı. Daha önce de bahis sitesi sahibi olduğu gerekçesiyle 21 Eylül 2025'deki kazandığı seçime girmemesi yönünde telkinde bulunulan Sadettin Saran Ali Koç'u devirerek büyük zafer elde etmişti. . Anlamadığımız nokta bu operasyonların zamanlaması. Sadettin Saran suçluysa seçime girmesine neden izin verildi ve uyuşturucu da kullanıyorsa neden bunun önü alınmadı? İşin daha da vahim tarafı ise Sadettin Saran'ın Adli Tıp Kurumu'nda pozitif çıkan test sonuçları varsa adli kontrol şartıyla neden serbest bırakıldı? Başkanımız Sadettin Saran Süper Lig'in sonu için kongre kararı alırken; tarih önümüzdeki günlerde kesinlik kazanacak. Bize garip gelen başka bir durum ise seçim mağlubiyetini hazmedemeyen devrik başkanlarımızdan Ali Koç'un her an Sadettin Saran'ın yanında gözükmesi. Geçmişte de birçok çelişkili açıklamaları ve davranış bozukluklarına şahit olduğumuz Ali Koç'un devamlı Sadettin Saran'a karşı bu tavrı "Acaba Sadettin Saran'ı Ali Koç mu gammazladı?" sorusunu akıllara getiriyor. Hele ki Ali Koç'un sağ kolu eski yöneticimiz Sertaç Komsuoğlu'nun "hiçbir görev ve sorumluluğu olmamasına rağmen" devamlı olarak dernek başkanlarımızla poz vermesi de komedi. Bir diğer devrik başkanımız Aziz Yıldırım'ın en yakınındaki Mahmut Uslu'nun, seçim öncesi birlikte çalıştıkları dönemde kavgalı olduğu Ali Koç'u överek Sadettin Saran'ı gömmesi de ilginçti. Mahmut Uslu'nun "Ali Koç Fenerbahçe'ye veren bir insan. Hem cebinden veriyor hem de ortak olduğu şirketlerden sponsorluklar veriyor ama Sadettin Saran alan bir insan. Eğer bir kulübe siz başkanın sahte imzasını sokuyorsanız, benim için o insan bitmiştir. Ben bu konularda serbest düşünemiyorum." sözleri hala hafızalarda. 2013-2014 sezonundaki son lig şampiyonluğumuz sonrası dönemin Teknik Direktörü Ersun Yanal'la arası her nedense açılan devrik başkanlarımızdan Aziz Yıldırım'ın, Ersun Yanal kız arkadaşıyla tatildeyken tekne görüntülerinin medyaya yansıması sonrası hocayı görevden alması, "Ersun Yanal'ın soyunma odası görüntülerini medyaya ben servis ettirdim" demesi, o dönem evli olan Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman'ın kız arkadaşıyla görüntülenmesi sonrası kulübün resmi sitesinden "Eline, diline, beline hakim olacaksın" sözleri de akıllara "Acaba mı?" sorusunu getiriyor. Hep söylediğimiz gibi, kimseyi suçlamak istemiyoruz ancak zamanlama bize oldukça manidar geliyor. Aziz Yıldırım da, Ali Koç da, Sadettin Saran da oldukça değerli karakterler ve bu tip kayıkçı kavgalarına ihtiyaçları yok. Sadettin Saran'ın çok kısa sürede bu duruma düşürülmesini oldukça garip, saçma ve anlamsız buluyoruz. Eğer Sadettin Saran'ın bu tür sıkıntıları varsa bu olumsuz durum 21 Eylül 2025 seçimi öncesi çözülmeliydi. Camia olarak bu kara tabloyu asla haketmiyoruz. Bahis oynadığı gerekçesiyle tutuklu durumda bulunan futbolcumuz Mert Hakan Yandaş'ın da en kısa sürede beraat etmesini diliyoruz. Geçelim maçlara... Norveç'teki Brann karşılaşması UEFA Avrupa Ligi'ndeki iddiamızı sürdürmemiz açısından oldukça önemliydi. Maç öncesi garip bir durum yaşandı. Zira kutup bölgesinde olan uçakla 4,5 saat mesafedeki "buz deryası" Norveç'e erken saatlerde gitmemiz gerekiyordu. Ancak 11 Aralık Perşembe gecesi saat 23:00'de oynanacak karşılaşma için Bergen şehrine çarşamba gecesi vardık. Basın toplantıları da çarşamba günü gündüz saatlerinde Norveç'te değil, Samandıra'da yapıldı. Yıllar önce 21 Ekim 1998 tarihinde çarşamba günü oynanacak Rosenborg-Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçı için 2 gün öncesinden, pazartesi gününden Norveç'e gitmiş, 3 gece Norveç'te kalmış, 22 Ekim 1998 Perşembe günü saat 16:00'da İstanbul'da olmuştuk. Brann karşısında Teknik Direktörümüz Domenico Tedesco cezalıydı ve kenarda Zeki Murat Göle vardı. Kadromuzda Marco Asensio, Nelson Semedo, Jhon Duran, Rodrigo Becao, Cenk Tosun, Çağlar Söyüncü, İrfan Can Kahveci, Emre Mor ve Mert Hakan Yandaş yoktu. Maça oldukça hızlı başladık ve karşılaşmanın ilk dakikalarında Dorgeles Nene'nin Lungi Sørensen'den kurtulup sağ çapraza gönderdiği pasta Karem Aktürkoğlu öyle bir aşırtma plase yaptı ki Brann kalecisi Mathias Dyngeland'ın adeta beli kırıldı ve 1-0 öne geçtik. Gol sonrası Youssef En-Nesyri'yi indiren stoperleri Eivind Helland atılınca sahada bir anda 10 kişi kaldılar. İlk yarı boyunca Anderson Talisca, Youssef En-Nesyri ve İsmail Yüksek'le kalecileri Mathias Dyngeland'ı geçemedik. Ancak Anderson Talisca önce Kerem Aktürkoğlu'nun köşe vuruşu, Jayden Oosterwolde'nin kafayla asistini sağ plaseyle geri çevirmezken, ilk yarının son bölümünde de Archie Brown'ın enfes ortasında rakipleri Sery Larsen ile Fredrik Pallesen'i oyundan düşürüp sol voleyi mükemmel çakınca soyunma odasına 3-0'lık üstünlükle gittik. İkinci yarıda Fred Rodrigues ve Dorgeles Nene 3 pozisyonda kalecileri Mathias Dyngeland'ı aşamazken; sol taraftan Levent Mercan'ın yaptığı ortaya havada adeta asılı kalan Anderson Talisca kafayı çakınca kendisinin 3'üncü takımımızın 4'üncü golünü Brann filelerine bıraktı. Brann karşısında deplasmanda 4-0'lık zafere ulaşırken, İzlandalı rakip hoca Freyr Alexandersson 10 kişi kaldıktan sonra orta sahadan o dakikaya kadar iyi de oynayan Thore Pedersen'i kenara alınca farka koştuk. Zira eksik kalıyorsanız orta sahanın merkezindeki oyuncular asla çıkarılmaz. Ancak bu durum işimize yaradı ve bu galibiyetle UEFA Avrupa Ligi'ndeki puanımızı 11'e çıkardık. Türkiye'ye döndüğümüzde rakibimiz Kadıköy'de Konyaspor'du. Çağdaş Atan'ın Konyaspor'u Fenerbahçe'nin rakibi değildi. Bir de Alassane Ndao, Adil Demirbağ, Riechedly Bazoer ve Ufuk Akyol gibi 4 önemli ismin olmayışları da buna eklenince durumları iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Teknik Direktör Çağdaş Atan'ın da hücum bölgesinde hem Jackson Muleka, hem de Umut Nayir'i birlikte kullanması; orta sahada da bizi durdurabilecek Sırp ön libero Marko Jevtovic'le sahaya çıkmaması sonucu teslim bayrağını çok erken çektiler. Her maçta kötü bir performans çizmesine rağmen Süper Lig'de nasıl oynadığını hala anlayamadığımız Uğurcan Yazğılı'nın Jhon Duran'a yaptığı müdahaleden doğan penaltı vuruşunu kullanan Anderson Talisca Kadıköy'ü sevince boğarken, çok kısa bir süre sonra da Mert Müldür'ün rakibi Josip Calusic'e çarparak filelere giden vuruşuyla bir anda 2-0'lık üstünlüğü yakaladık. İlk yarının son anlarında Marco Asensio'nun pasında Anderson Talisca ceza sahası dışı hafif sağ çaprazından topa öyle bir sol çaktı ki kalecileri Bahadır Han Güngördü'nün boyu adeta 2 santim saha uzadı ve soyunma odasına 3-0'lık skorla gittik. Konuk Konyaspor maç boyunca Enis Bardhi, Jackson Muleka, Melih İbrahimoğlu, Umut Nayir ve Yhoan Andzouana ile kalecimiz Ederson Santana'yı aşamazken; Marco Asensio, Anderson Talisca ve Fred Rodrigues'le 4 pozisyonda tecrübeli file bekçisi Bahadır Han Güngördü'ye takıldık. 3-0'dan sonra rölantiye aldığımız oyunda karşılaşmanın son anlarında final golünü bulduk. Oğuz Aydın'ın sol taraftan içeri çevirdiği topta kaleci Bahadır Han Güngördü ve Josip Calusic'ten açılan topa dokunan Marco Asensio maçı 4-0 kazandığımızı tescillerken, 2'ncilik koltuğuna yeniden oturduğumuzu müjdeliyordu. Konyaspor Teknik Direktörü Çağdaş Atan'ın sağ kanatta Romanya'nın 1 numaralı kulübü FCSB'den transfer edilen Marius Stefanescu'yu neden kullanmadığını anlayamadık. Aynı şekilde Tunahan Taşçı da sürpriz şutlarla kaleci Ederson Santana'yı rahatsız edebilirdi. İkinci yarıda Fenerbahçe'mizden giden Jin-ho Jo'nun yerine Pedrinho dos Santos oyuna girince nispeten toparlandılar ancak gerek kadro yetersizlikleri, gerekse de Çağdaş Atan'ın yanlışları sonucu sahadan yine boynu bükük ayrıldılar. Konyaspor zaferi sonrası rakip deplasmanda Eyüpspor'du. Onlar da çalkantılarla boğuşuyorlardı ve başkanları Murat Özkaya şike/bahis davaları yüzünden tutukluydu. Eyüpspor bizim için "çantada keklik" bir rakipti. Bir de buna Eyüpspor'u nasıl çalıştırdığını anlayamadığımız Orhan Ak'ın sağ bek olarak hücum oyuncusu Serdar Gürler'i görevlendirmesi; Mame Thiam, Denis Dragus ve Umut Bozok gibi 3 santrforla birden oynaması işimizi kolaylaştıran başlıca faktördü. İlk 11'de başlaması gereken ve Mert Müldür'ü zorlayabilecek Prince Ampem kenardaydı. Ayrıca sağ kanat oyuncusu Christ Sadia son bölümde oyuna girerken orta sahada etki yaratabilecek Mateusz Legowski ile Svit Seslar hiç süre alamadı. Eyüpspor savunmasında çakma sağ bek Serdar Gürler ile stoperler Robin Yalçın ve Emir Ortakaya arasındaki uyumsuzluk takımımızın kolaylıkla sonuca gitmesini sağladı. Fred Rodrigues'in yönlendirdiği ataklarda Levent Mercan'ın sol taraftan ortasına "zamanlama hataları uzmanı" Emir Ortakaya adeta balıklama atlayınca Anderson Talisca için meşin yuvarlağı filelere göndermek hiç de zor olmadı. Yine Fred Rodrigues'le başlayan Marco Asensio, Jhon Duran ve Anderson Talisca ile devam eden bir başka atağımızda topu önünde bulan Marco Asensio; önce çakma sağ bek Serdar Gürler'den kurtularak, gittiği takımları "küme düşürme uzmanı" Robin Yalçın'ın yanından fileleri bulunca soyunma odasına 2-0'lık üstünlükle gittik. İkinci yarıda Kerem Demirbay'ın Kerem Aktürkoğlu'na çarptırdığı topla buluşan Marco Asensio'nun derinlemesine gönderdiğ pasta Eyüpspor'un eski stoperimiz Emir Ortakaya'nın yine zamanlama hatasından faydalanan Jhon Duran maçın skorunu 3-0 olarak ilan ederken haftayı kayıpsız kapattık. Anderson Talisca sakatlanarak maçı yarıda bırakırken karşılaşma boyunca goller dışında Marco Asensio, Anderson Talisca, Mert Müldür ve Oğuz Aydın'la kaleci Marcos Felipe'yi geçemedik. Rakip Eyüpspor ise Umut Bozok, Denis Dragus, Mame Thiam ve Robin Yalçın'la Brezilyalı file bekçimiz Ederson Santana'yı zorlayamadı. 2'nci yarıya 2-0 mağlup olarak giren Eyüpspor Teknik Direktörü Orhan Ak; oyuncu değişikliği için neden 66'ncı dakikaya kadar bekledi anlamadık. Yalçın Kayan'ı kenara alacaksa neden Svit Seslar'ı içeri atmadı garip. Orijinal sağ bek Talha Ülvan kadroda varken bu bölgede oynamayı hiç bilmeyen hücum oyuncusu Serdar Gürler'i kullanmak cinayettir. Nihad Mujakic'i sol stopere, Umut Meraş'ı sol bek mevkiine çeker; takımımızla kafa kafaya mücadele edebilirlerdi.Orhan Ak, 3 santrforla oynama sevdası yüzünden hem Emir Ortakaya'yı, hem de Serdar Gürler'i yaktı. Eyüpspor kümede kalmak istiyorsa Orhan Ak'la derhal yollarını ayırmalıdır. Bu Robin Yalçın, bu Emir Ortakaya ve bu Nihad Mujakic'ten oluşan savunma hattıyla ligde kalmaları çok zor. Eyüpspor'u da geçtikten sonra Kadıköy'de Sergen Yalçın'ın Beşiktaş'ını Ziraat Türkiye Kupası maçında ağırladık. Youssef En-Nesyri, Jhon Duran, Anderson Talisca, Fred Rodrigues, Edson Alvarez, Nelson Semedo, Archie Brown ve kalecimiz Ederson Santana yoktu. Rakibimiz Beşiktaş da çalkantılı bir süreçten geçiyordu ve Sergen Yalçın'ı eleştirdiğimiz için çok tepki alıyorduk. Tepki gösterenlerin gerekçesi Sergen Yalçın'ın kadrosunun eksik olmasıydı. Ancak biz doğru bildiğimiz neyse hep onu yazdık ve hislerimizde genelde yanılmadık. Sergen Yalçın'ın aklı hala futbolculuğunda kalmıştı ve "yetenekli oyuncuları harcama" konusunda ciddi potansiyeli vardı. Mesela ilk döneminde harcadığı Adem Ljajic Göztepe maçında attığı golle onu şampiyon yapmıştı. Bu gelişinde de önce "Rafa Silva gelsin oynatalım" deyip Rize maçında "oynatmadığı" oyuncusu için "Rafa Silva'nın notu 0" demesi Sergen Yalçın'ın dik duramadığının göstergesiydi. "Eksik kadrolu" denilen Beşiktaş maç boyunca hem kadro, hem de oyun olarak Kadıköy'de bize göre çok üstündü. Milot Rashica, Orkun Kökçü ve Emirhan Topçu ile 4 pozisyonda kalecimiz Tarık Çetin'i geçemeyen siyah-beyazlılar maçı kazanacağının sinyallerini veriyordu. Oğuz Aydın'ın Gökhan Sazdağı'na kaptırdığı top sonrası Salih Uçan'ın derin topunda Tammy Abraham'ın enfes pasında adeta belalımız haline gelen Vaclav Cerny, az kullandığı sağ ayağıyla kalecimiz Tarık Çetin'in bacaklarının arasına vurunca 1-0 geriye düştük. Ancak bu golde savunmamızda Levent Mercan, Jayden Oosterwolde ve Milan Skriniar neredelerdi sormak lâzım. Yediğimiz gol sonrası takımımız adına Mert Müldür çıktı sahneye. Hakem Oğuzhan Çakır'a adeta "emir eri" gibi davranan Mert Müldür tepkisiyle önce rakibi Devrim Şahin'e sarı kartı aldırdı, hemen ardından da yaygarasıyla Tammy Abraham'ın ceza sahası içinde kendisine yaptığı müdahaleye hem penaltı çaldırdı, hem de rakibine sarı kartı göstertti. Marco Asensio takımımızı soyunma odasına 1-1'lik beraberlikle gönderirken ikinci yarıda rakip kaleye hiç gidemedik. Oyunun son bölümünde Sebastian Szymanski'nin hatalı pasında Milot Rashica'nın ileri uzattığı top, Tammy Abraham'ın bırakması ve 7 milyon euro'luk dev (!) savunma oyuncumuz Jayden Oosterwolde'nin gereksiz yere yerde kaymasından faydalanan Vaclav Cerny'nin kendisinin ve Beşiktaş'ın 2'nci golünü filelerimize göndermesiyle Kadıköy'de yıkıcı darbeyi yedik. Yediğimiz ikinci golde Milan Skriniar'ın yanından geçen topa ayağını uzatmaması komikti. Rakibe ayağını uzatmayan Slovak stoperimizin yenilen goller sonrası direkleri tekmelemesi de garipti. Maçın hakemi Oğuzhan Çakır takdir haklarını bizim lehimize kullanırken son bölümde Jayden Oosterwolde'nin Orkun Kökçü'ye hamlesine penaltı çalabilirdi, ancak oyunu devam ettirdi. Maçı atv'den anlatan spiker Ender Bilgin'in devamlı hakem Oğuzhan Çakır'ı eleştirip futbolcumuz Levent Mercan'a övgüler yağdırmasını oldukça garipsedik. Zira goller Levent Mercan'ın bulunduğu bölgeden geldi. Hakemi atv spikeri Ender Bilgin eleştirecekse Mustafa Çulcu'ya neden avuç dolusu para veriyorlar ki? Karşılaşma boyunca Fred Rodrigues ve Anderson Talisca'yı sahada çok aradık. Özellikle Fred Rodrigues forma giyse bambaşka şeyler konuşabilirdik. Kalecimiz Ederson Santana ve santrforumuz Jhon Duran'ın Noel iznine çıkma kararı acaba Ali Koç yönetiminin yaptığı sözleşmeden mi yoksa Sadettin Saran'ın inisiyatifinden mi kaynaklandı bilemiyoruz ancak bu maçı oynayıp gitseler daha iyi olurdu. Teknik Direktörümüz Domenico Tedesco'nun yerinde olsak Oğuz Aydın'ı Beşiktaş'ın ağır sol beki David Jurasek'in karşısında sağ kanatta kullanırdık. Zira ağır David Jurasek, Oğuz Aydın'ın karşısında çok zorlanırdı. Kendi saha ve seyircimiz önünde 2-1 kaybettiğimiz Beşiktaş maçından sonra rakibimiz bu kez Süper Kupa'da Samsunspor'du. Süper Kupa kuraları 21 Kasım 2025 tarihinde çekilmişti ancak her nedense Samsunspor'la eşleştikten hemen sonra adeta "yangından mal kaçırırcasına" rakibimizin en önemli oyuncusu Anthony Musaba'yı kadromuza kattık. Bize göre bu durum pek etik değildi. Zira doğru olan Samsunspor karşısında Anthony Musaba'yı oynatmamaktı. Anlaşma sırasında garip bir durum da ortaya çıktı. Anthony Musaba'nın adını TFF'ye 2 Ocak Cuma günü bildirdik ancak transferi 3 Ocak Cumartesi gecesi saat 21:00'de açıkladık. Sıra Samsunspor karşılaşmasına gelmişti ve Anthony Musaba'nın eski takımına karşı oynayıp oynamayacağı merak ediliyordu. Demokratik Kongo asıllı Hollandalı futbolcumuz beklentilerin aksine sol kanatta değil, sağ kanatta forma giydi. Samsunspor'un sol bekleri Logi Tomasson ve Soner Gönül'e zor anlar yaşatan Anthony Musaba; ilk yarıda Kerem Aktürkoğlu'na, ikinci yarıdaysa Jhon Duran'a 2 asist yaparken karşılaşmadan 2-0 galip ayrılarak Süper Kupa finalinde ezeli rakibimiz Galatasaray'la eşleştik. Samsunspor zaferi bizim için "BEL ALTI GALİBİYETİ" niteliğindeydi. Zira rakibimizin en önemli oyuncusu Anthony Musaba'yı transfer ederek maçta oynattık ve onun performansıyla zafere ulaştık. Rakibimiz Samsunspor'da takımdan ayrılan Anthony Musaba dışında Rick van Drongelen, Olivier Ntcham, Tanguy Coulibaly, Emre Kılınç ve Cherif Ndiaye yoktu. Bir de Alman hoca Thomas Reis devre arasında stoper Hırvat Toni Borevkovic'i kenara alıp orta sahaya Soner Aydoğdu'yu alınca iyice çöktüler. Halil Umut Meler olma yolunda ilerleyen hakem Ali Şansalan; Kerem Aktürkoğlu'yla mücadelesinde önce topa dokunmasına rağmen Kongolu ön libero Antoine Makoumbou'yu kırmızı kartla sahadan atınca 10 kişilik Samsunspor'un yapacak hiçbir şeyi kalmadı. Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis'ın yerinde olsak sağ kanatta Zeki Yavru ve Joe Mendes'i, sol kanatta da da Logi Tomasson ile Saikuba Jarju'yu arkalı önlü oynatırdık. 19 yaşındaki Fildişili stoper Ali Badra Diabate de çok daha erken oyuna girmeliydi diye düşünüyoruz. Samsunspor engelini yeni transferimiz Anthony Musaba faktörüyle aştıktan sonra İtalya Serie A takımlarından Lazio'nun Fas asıllı Fransız orta saha oyuncusu Mattéo Guendouzi'yi kadromuza kattık. Anthony Musaba ihtiyacımız olan bir kanat oyuncusuydu, ancak gerek Fred Rodrigues, gerek Sebastian Szymanski, gerek Marco Asensio, gerekse de Anderson Talisca'nın forma giyebileceği yerde Mattéo Guendouzi'ye gerek var mıydı merak ediyoruz. Mattéo Guendouzi Marsilya ve Lazio'da çok izlediğimiz ve beğendiğimiz bir isim ancak telaffuz edilen 30 milyon euro gibi rakamları bu oyuncuya vermezdik. Lazio'nun son izlediğimiz Napoli ve Fiorentina maçlarında 1 topu direkten dönen Mattéo Guendouzi, savunma anlamında oldukça yetersiz gözüktü. Bu sezon oynadığı 17 maçta 2 gol, 1 asist ve 1 kırmızı kartla oynayan Fas asıllı Fransız yıldız gördüğü kartlarla Lazio'yu 3 maçta yalnız bıraktı. Ancak hücum anlamında Mattéo Guendouzi'nin fayda sağlayabileceğini düşünsek de takımdan kimin yedek soyundurulacağı merak konusu oldu. Bize göre mutlaka bir 6 numara transferi yapılmalıydı. Daha da ileri gidelim; "Başakşehir'e gönderdiğimiz" Miguel Crespo tarzı bir oyuncu şarttı. Bazı basın organları tarafından Alanyasporlu Antonio Maestro için çeşitli güzellemeler yapılsa da Angolalı futbolcunun Adana Demirspor'da forma giyerken Galatasaray maçlarında yaptırdığı hatalar ve yedirdiği goller, takımın küme düşmesi hala hafızalarda. Antonio Maestro'lu Adana Demirspor'un kendi sahasında Galatasaray'dan 2 maçta 8 gol birden yediğini de hatırlatalım. Ön libero pozisyonunda Edson Alvarez ve İsmail Yüksek takımımız için oldukça yetersiz kalıyorlar. Biz olsak Miguel Crespo dışında Gaziantepspor'dan ayrılan Badou N'Diaye ile geçtiğimiz sezon Alanyaspor'da forma giyen Richard Coelho'yu da gündeme alırdık. Tabii son sözü Başkanımız Sadettin Saran söyleyecek. Beşiktaş'tan ayrılan eski kalecimiz Mert Günok'u yeniden kadromuza katarken; bu transferle 4'üncü file bekçisi durumuna düşen İrfan Can Eğribayat da Samsunspor'la anlaştı. 2004 yılında FBTV'de görev yaparken maçlarını anlattığımız Mert Günok, 22 senede en ufak bir gelişme kaydedemedi. Her ne kadar Milli Takım'a çıkmış olsa da gerek blokaj sorunları, gerek kalesinden yerli yersiz çıkışları, gerekse de topu oyuna sokma konusundaki zaafiyetleriyle büyük takım kalecisi olmaktan oldukça uzak. Açıkçası bu kaleci transferine gerek var mıydı merak ediyoruz. Oldu olacak Başakşehir'den eski kalecimiz Volkan Babacan'ı, 2006-2007 sezonunda bizi şampiyon yapan futbolu bırakmış Serdar Kulbilge'yi de alalım. Kadro dışı bıraktığımız futbolcularımızdan İrfan Can Kahveci Kasımpaşa'ya giderken; Rodrigo Becao ve Cenk Tosun'un durumları belirsizliğini koruyor. Sırada Olimpiyat Stadı'nda Galatasaray'la oynayacağımız Süper Kupa finali vardı. Yeni transferlerimiz Mattéo Guendouzi ve Anthony Musaba da ilk 11'delerdi. Ezeli rakibimiz Galatasaray bize yıllardır ters geliyordu ancak Teknik Direktörleri Okan Buruk'un sahaya çıkardığı kadro sanki kazanabileceğimizi gösteriyordu. Çünkü Lucas Torreira'nın yanında sadece Mario Lemina konuşlanırken; takımı eksik bırakan aynı bölgenin adamları Leroy Sane ile Yunus Akgün'ün birlikte kullanılması saçmaydı. Yine aynı şekilde Gabriel Sara ve İlkay Gündoğan'ın "ikisinin birden" kulübede olması da garipti. Trabzonspor karşısında 35 milyon euro'luk kaleci Uğurcan Çakır'ın yerine final maçında Günay Güvenç'e forma verilmesi de komediydi. 3 gün önce İtalya Serie A takımı Lazio'dan kadromuza kattığımız Fas asıllı Fransız yıldız Mattéo Guendouzi rakip Galatasaray'ın da çok kötü bir gününde olmasının da etkisiyle sarı-lacivertli formamızı yıllardır giyiyormuş gibiydi. Levent Mercan'ın pasında ceza sahası dışından o kadar güzel vurdu ki; bu tip toplarda acemiliğini bildiğimiz Galatasaray'ın file bekçisi Günay Güvenç çaresiz kaldı. Umarız geldiği gibi gol atan Mattéo Guendouzi'nin kaderi 2001-2002 sezonunda Fenerbahçe forması giydiği anda Ankaragücü'ne gol atıp gönderilen Vicente Simao gibi olmaz. İkinci yarıda Marco Asensio'nun köşe vuruşuna enfes bir sol vole çakan Jayden Oosterwolde maçı 2-0 kazanmamızı ve Süper Kupa'yı müzemize götürmemizi sağladı. Maç boyunca takımımız goller dışında Anderson Talisca, Marco Asensio, İsmail Yüksek, Kerem Aktürkoğlu, Jhon Duran ve Levent Mercan'la kaleci Günay Güvenç'i geçemezken Mauro Icardi de Galatasaray adına Ederson Santana engeline takıldı. Teknik Direktörümüz Domenico Tedesco'nun yerinde olsak Kerem Aktürkoğlu'nu bir süre kızağa çeker, Anthony Musaba'yı asıl bölgesi olan sol kanatta, Oğuz Aydın'ı da sağ kanatta görevlendirirdik. Zira zaman zaman "ayrık otu" dediğimiz Kerem Aktürkoğlu Fenerbahçe'nin önüne geçmiş. Marco Asensio'yu gönderip serbest vuruşu kendisi kullanmak istiyor ve onu da yüzüne gözüne bulaştırıyor. Gereğini Alman asıllı İtalyan Teknik Direktörümüz Domenico Tedesco yapacaktır. Adeta "Domenico Tedesco'nun asistanı" gibi çalışan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un devre arasında da stoper Davinson Sanchez'n kenara alıp orta sahaya Gabriel Sara'yı sahaya sürmesi de yanlıştı. Zaten orta sahada yetersiz olan "Bulunmaz Hint Kumaşı" Mario Lemina'nın, stoper pozisyonunda da tel tel dökülmesi Okan Buruk'un yanlışlarını katmerledi. 2-0 sonrası direnebilecek tek adam Lucas Torreira'yı kenara almasını hiç söylemiyoruz bile. Zaten akıl var mantık var; 2019-2020 sezonunda başarısız olmuş Mario Lemina Galatasaray'a nasıl alınır akıl alır gibi değil. Futbolculuğunda "ön libero" olarak görev yapan ve 2 dönem çalıştırdığı takımımıza Josef de Souza ile Miguel Crespo'yu kazandıran Vitor Pereira'nın, Wolverhampton'da göreve gelir gelmez Mario Lemina'yı neden gönderdiğini de sormaları lâzım. Galatasaray Victor Osimhen'i hücum bölgesinde fazlasıyla arıyor. Sağ bek olarak Roland Sallai "idare etse de" o bölgeye takviye şart. Ayrıca orta sahada da Sergio Oliveira'nın yıllardır yeri hala doldurulamadı. Her ne kadar Okan Buruk'un kadro ve kurgu hataları olsa da Sergio Oliveira klasında veya Portekizli'nin birkaç gömlek üstü bir oyuncu bulunmalı. Bu da Dursun Özbek ve saz arkadaşlarının işi. Dursun Özbek demişken; Süper Kupa finalinde başkanımız Sadettin Saran'la protokolde neden birlikte oturmadılar merak ediyoruz. Sonuç olarak hakettik ve kazandık. Ancak kalecimiz Ederson Santana'nın kurtardığı pozisyonda Mauro Icardi'nin bomboş bırakılması garipti. İyi bir 6 numara transferi yaparsak bizi kimse tutamaz. Merhum Kayahan'ın şarkısındaki gibi ASLAN'A MİYAV DEDİRTTİK ve Süper Kupa'yı müzemize götürdük. Geçtiğimiz günlerde vefat eden efsane golcü Gökmen Özdenak'a edilen küfürler ve Galatasaray'ın seremoniye çıkmaması gecenin ayıbı olurken; Galatasaray camiasının 31 Aralık 2025 tarihinde vefat eden Gökmen Özdenak için saygı duruşunu neden Gaziantep'teki Trabzonspor maçında değil de, daha sonraki Fenerbahçe maçında yaptırdığını anlamakta güçlük çekiyoruz. 22 Aralık'ta Beşiktaş kupa maçı öncesi RADYOGOL'de çok sevdiğimiz kardeşimiz Alper Üstündağ'a Teknik Direktörümüz Domenico Tedesco'nun en büyük şansının Sadettin Saran'la çalışmak olduğunu belirtmiştik. O yayında da bahsettiğimiz gibi acaba tarz olarak Phillip Cocu'ye benzettiğimiz Domenico Tedesco, şayet Ali Koç görevde kalsa bu kadar taraftarla bütünleşebilir, Türk gibi davranabilir miydi? Yoksa Phillip Cocu gibi olası bir mağlubiyette takım otobüsüne bindirilmeden Ali Koç tarafından kovalanır mıydı? Uyuşturucu davasından aklanır veya aklanmaz bilemeyiz ancak gerçek şu ki başkanımız Sadettin Saran; Aziz Yıldırım ve Ali Koç dönemlerinden beri üzerimize atılı olan ölü toprağını kaldırdı ve bambaşka bir takım yarattı. Şampiyon oluruz veya olamayız bilemiyoruz ancak sporculuktan gelme olan Sadettin Saran'ın futbolcularımızın ruhuna dokunması çok önemli. Acısıyla tatlısıyla bir Aralık ayını daha geride bıraktık. Bakalım çok konuşulan Ademola Lookman transferini yapabilecek miyiz? Hangi futbolcular gelecek, kimler gidecek? Ali Koç döneminden elimizde patlayan gereksiz yabancı oyunculardan nasıl kurtulacağız? Mattéo Guendouzi ve Anthony Musaba çıkışlarını sürdürebilecekler mi? Sadettin Saran karanlık günlerden çıkabilecek mi? UEFA Avrupa Ligi'nde Aston Villa ve FCSB'yi geçip ilk 24'e kalabilecek miyiz? Şubat sayısında görüşmek dileğiyle...

Yazarın diğer yazıları

FATURA TEDESKOYA

DİVAN TOPLANTISI SKANDALLARI VE FENERBAHÇE'NİN FEYENOORD BAYRAMI

DİVAN TOPLANTISI SKANDALLARI VE FENERBAHÇE'NİN FEYENOORD BAYRAMI

Ali Koç'un açıklamaları ve Ocak ayına genel bakış

FENERBAHÇE'NİN KASIM AYI KARNESİ VE YAŞANAN SKANDALLAR

FILIP KOSTIC SKANDALI VE FENERBAHÇE'DE YAŞANANLAR

SOFYAN AMRABAT VE FENERBAHÇE'NİN AĞUSTOS AYI KARNESİ

KARA KASIM'DAN AYDINLIK FENERBAHÇE'YE

FENERBAHÇE'DE LIVAKOVIC SANCISI VE EKİM AYINDA YAŞANANLAR

FENERBAHÇE'NİN EYLÜL AYI KARNESİ VE GENEL BAKIŞ

FENERBAHÇE'NİN AĞUSTOS AYI KARNESİ VE GENEL BAKIŞ

FENERBAHÇE'NİN TEMMUZ AYI KARNESİ VE TRANSFERLERE GENEL BAKIŞ

FENERBAHÇE'NİN YENİ TRANSFERLERİ VE HAZİRAN AYINA GENEL BAKIŞ

İŞTE FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYONLUĞUNUN KAÇMA SEBEPLERİ VE HOCA ADAYLARI

JORGE JESUS KABUSU VE ALİ KOÇUN YANLIŞLARI

FENERBAHÇE'NİN 2022 KARNESİ

JORGE JESUS GERÇEKTEN BAŞARILI MI?

EKİM AYINA FENERBAHÇE DAMGASI

FENERBAHÇE'YE GENEL BAKIŞ

İŞTE FENERBAHÇE'NİN YENİ STOPERLERİ.

FENERBAHÇE'NİN YENİ TRANSFERLERİNE GENEL BAKIŞ

Özel Röportaj

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ