107 DİVAN TOPLANTISI SKANDALLARI VE FENERBAHÇE'NİN FEYENOORD BAYRAMI
  •  
Anket
Fenerbahçe bu sezon yıldızlar kadrosu ile şampiyon olurmu?
Anket Sonuçları

TANSU SARI

DİVAN TOPLANTISI SKANDALLARI VE FENERBAHÇE'NİN FEYENOORD BAYRAMI

19 Ağustos 2025 Salı 22:23

DİVAN TOPLANTISI SKANDALLARI VE FENERBAHÇE'NİN FEYENOORD BAYRAMI Uzun bir süre yaprağın dahi kıpırdamadığı Fenerbahçe'mizde 26 Temmuz'daki Divan Toplantısı büyük yankı uyandırdı. Eski Başkanımız Aziz Yıldırım'la mevcut Başkanımız Ali Koç'un ikili diyalogları toplantıya damga vurdu. Divan Toplantısına Başkan adaylarımızdan Hakan Bilal Kutlualp ile birlikte tekneyle gelen Eski Başkanımız Aziz Yıldırım, 21 Eylül'deki kongrede "aday olmayacağını" açıklarken "Ben Fenerbahçe'nin kendisiyim. Benim yaptırdığım yerlerde bu toplantılar yapılıyor. Amatör branşlarda benim mirasımı yiyorsunuz. Fenerbahçe adı sıradanlaştı ve artık insanlar formalarının arkasına Galatasaraylı Osimhen'in 45 numarasını yazdırıyorlar. Çocuklar başarısızlıktan dolayı ağlıyor. Transfer yapamıyorsunuz zira 25 milyar lira borcunuz var. Toplam ne kadar borcunuz olduğunu bile açıklayamıyorsunuz. Şeffaf değilsiniz. 612 milyon euro borç bıraktığımı söylüyorlar. İspat etmeyen şerefsizdir" dedi. Aziz Yıldırım ayrıca "Sadettin Saran burada aday olduğunu söylüyor, Hakan Bilal Kutlualp var. Bu kulüpte Aziz Yıldırım, Ali Koç, şu, bu olmasın. Gençler gelip bu kulübe sahip çıksınlar. Aksi halde gelecek tehlikede. Fenerbahçe'nin kongresi hayırlı olsun. Fenerbahçe'ye bir şey kazandırmayacak olan ve 'Ben olduğum müddetçe Fenerbahçe şampiyon olamaz' diyen Ali Koç aday olmamalı" ifadesini kullandı. Aziz Yıldırım'ın uzun süre "kanlı bıçaklı" olduğu Sadettin Saran'ın adını söylerken alkışlaması da dikkat çekti. Başkanımız Ali Koç tarafından kendisine loca tahsis edilmediğini ifade eden Aziz Yıldırım, Ali Koç'un "Benim localarımdan birini size vereyim" sözleri üzerine kürsüye gelerek eski dava arkadaşını öptü. Ancak gariplikler bununla da bitmedi. Aziz Yıldırım'ın kolay gaza geldiğini ifade eden Başkanımız Ali Koç'un "Hulusi Belgü ve Şekip Mosturoğlu ile sizi ziyaret ettik. Dinledim sizi. Onun oğlu Galatasaraylı, yok dernek başkanı böyleymiş, yok rüşvetle kombine biletmiş gibi gıybet ve dedikodular oldu. Ben José Mourinho ile gecelere akıyormuşum. Adam içki dahi içmiyor, futbol dışında dünyanın en sıkıcı adamı, sadece futbol konuşuyor." sözleri üzerine Aziz Yıldırım öfkelenerek "Bak José Mourinho ile ilgili bana söylediğini söylersem çok ayıp olur! Konuşturma beni!" dedi. Aziz Yıldırım'ın öfkesinden Yönetim Kurulu Üyemiz Hamdi Akın da nasibini aldı. Bir dönem Aziz Yıldırım'la da çalışan Hamdi Akın'ın "Borç ödemediniz" sözleri üzerine adeta çılgına dönen Aziz Yıldırım'ın "Hamdi beni kendine saldırtma. Ben o niyetle gelmedim. Otur oturduğun yerde. Beni saldırtma." cevabını verdi. Hemen ardından Ali Koç'la yaşanan diyalog sonrası Hamdi Akın'ın da araya girmesine sinirlenen Aziz Yıldırım eski çalışma arkadaşına "Otur sen lan. Kızdırıp durma beni. Sen 3 Temmuz'da Fenerbahçe için Ankaragücü'yle Trabzon adına pazarlık yaptın. Senin konuşmaya hakkın yok. Başkanların konuşsun, sen değil. Senin hakkın yok. Bak seni çok kötü yaparım!" ifadelerini kullandı. Aziz Yıldırım'ın agresif tavırlarına Başkanımız Ali Koç ve Hamdi Akın'dan en ufak bir tepki gelmezken Hamdi Akın kulübün toplam 403 milyon dolar borcunun bulunduğunu söyledi. Başkanımız Ali Koç'un 21 Eylül'deki adaylardan Hakan Bilal Kutlualp'in Aziz Yıldırım yönetiminden gönderildikten sonra neden yeniden Aziz Yıldırım'ın avukatlığına soyunduğunu anlayamadığını söylemesi ve şike/kumpas döneminde Aziz Yıldırım aleyhinde davrandığını belirtmesi üzerine söz alan Hakan Bilal Kutlualp "Siz de malum FETÖ Grubu'nun sponsoruydunuz. Ben sadece o dönem aramızda soğukluk olan Aziz Yıldırım Başkanımızın istifa etmesi gerektiğini söyledim" sözleri de toplantıya damgasını vurdu. Hakan Bilal Kutlualp'in ayrıca “Eski PFDK Başkanı Celal Nuri Demirtürk'ün yapay zekayla yapılan bir Galatasaray formalı fotoğrafını, X’te ben paylaştım" demesi de ilginçti. Toplantıda ayrıca bazı üyeler erken seçim için bazı imzaların kendilerine ait olmadığını belirterek bu durumun sona ermesi için çağrıda bulunurken gerilen ortam sonrası Divan Başkanımız Şekip Mosturoğlu sinkaflı sözler söylediği iddiasıyla eski futbolcumuz Müjdat Yetkiner ile bazı genel kurul üyelerimizi salondan attı. Başkan adaylarımızdan Sadettin Saran Divan Toplantısı'na katılmasına rağmen "gerginliği arttırmamak adına" konuşmamayı tercih ederken, 1907 yılında kurulmuş asırlık çınarımıza Ali Koç, Aziz Yıldırım, Hakan Bilal Kutlualp ve Müjdat Yetkiner'in söylemleri yakışmadı. Özellikle Aziz Yıldırım ve Ali Koç'un ikili diyalogları "ergen" seviyesindeydi. Aziz Yıldırım'ın Eylül ayı itibarıyla Fenerbahçe Yönetimi'nde olmayacağını açıklayan Hamdi Akın'a "şamar oğlanı" muamelesi yapması da hoş değildi. Hamdi Akın Aziz Yıldırım'ın bu ataklarını ustaca savuşturmayı bildi. Ancak hala aynı fikirde olduğumuz konu; Ali Koç, aralarında her ne konuşma geçtiyse Aziz Yıldırım'dan çekiniyor. Aziz Yıldırım'ın her türlü saldırısına karşı kelimelerini iyi seçti ve cevapları yerindeydi. Sadece daha önce Jorge Jesus için "Elin Portekizlisi" diyen Ali Koç'un bu kez de Teknik Direktör José Mourinho için herkesin gözü önünde "Dünyanın en sıkıcı adamı" ifadesini kullanması ayıptı. Ayrıca stat ve forma reklami için henüz ülkemizde satılmayan CHOBANI adlı bir yoğurt firmasıyla 5+5 yıllık sözleşme yapıldığını belirten Ali Koç'un "Stadımızın adını ATATÜRK STADI yapacağız" söylemi de çöpe gitmiş oldu. Umarız bundan sonra Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün adını anarken birkaç kez daha düşünür. Kulüpler Birliği Başkanlığı'ndan nihayet istifa eden Başkanımız Ali Koç'un Hamdi Akın'ın yerine CHOBANI'nin sahibi Hamdi Ulukaya'yı 21 Eylül'deki seçimde yönetici yapması bekleniyor. Transferde ise uzun süre peşinde koştuğumuz Interli Hakan Çalhanoğlu'nu bir türlü kadromuza katamadık. Önce Al-Nassr'ın Kolombiyalı golcüsü Jhon Durán'ı transfer ettik. Hemen ardından da 12 Temmuz'da Gent'ten Jamaika asıllı İngiliz sol bek Archie Brown'a imzayı attırdık. 14 Temmuz'da da daha önce alt yapımızda forma giyen ve birkaç sezondur Rizespor'da mücadele eden kaleci Tarık Çetin'i yuvaya döndürdük. 30 Temmuz'da da eski hocamız Vitor Pereira'nın çalıştırdığı Wolverhampton'dan Yeşil Burun asıllı Portekizli sağ bek Nélson Semedo, sarı-lacivertli renklerimize bağlandı. Yine aynı şekilde geçtiğimiz sezonun devre arasında PSG'den kiraladığımız Slovak stoper Milan Škriniar'ın bonservisini aldık. Ezeli rakibimiz Galatasaray'ın eski oyuncusu olan ve geçtiğimiz sezonu Benfica'da geçiren sol kanat oyuncusu Kerem Aktürkoğlu'na da her an imzayı attırabiliriz. Hırvatistan'ın Rijeka takımında forma giyen orta saha oyuncusu Niko Jankovic ve Arsenal'in Ukraynalı sol beki Oleksandr Zinchenko ile de anlaştığımız iddia edilirken sosyal medya baskısı yüzünden şimdilik somut bir adım atamadık. Tabii ki transfer zor bir iş ve öncelikle geçmiş sezonlarda hesapsızca aldığımız bazı yabancı futbolcuları elden çıkarmamız gerekiyor. Öncelikle geçtiğimiz Ocak-Şubat aylarında aldığımız Ognjen Mimovic ve Diego Carlos'un yanı sıra beğenmediğimiz halde Fiorentina'dan bonservisini aldığımız Faslı ön libero Sofyan Amrabat'tan kurtulmamız şart. Miha Zajc Dinamo Zagreb'in yolunu tutarken, Sloven oyuncudan büyük zarar ettik. Lincoln Henrique ile "karşılıklı anlaşmayla" yollarımızı ayırırken, Omar Fayed'le de vedalaşmak zorundayız. Açıkçası biz olsak Lincoln Henrique ve Omar Fayed'i yollamazdık. Zira Lincoln Henrique orta sahanın birçok bölgesinde "joker futbolcu olarak" forma giyebilirdi. Hatta Jorge Jesus döneminde mevkiisi olmamasına rağmen sol bek olarak da oynamış ve başarılı da olmuştu. Mısırlı Omar Fayed'i sol stoper olarak tatlı-sert oyun tarzıyla beğendik ancak oynatılmadan gönderilmek istenmesini de garip karşılıyoruz. Sözleşmeleri sona eren Edin Džeko Fiorentina ile, Dušan Tadić de Al-Wahda'yla anlaştı. Aston Villa'dan kadromuza kattığımız Diego Carlos için LEGEND FUTBOL youtube kanalında önemli işlere imza atan can kardeşimiz Koray Güçlü'nün www.24saatfutbol.com sitesinde "ALMAYIN" diye yazmıştık, ancak ısrarla almışlardı. Sonuç ortada ve Başkanımız Ali Koç, İspanyol asıllı Brezilyalı stoperi göndermek için çözüm arıyor. Aynı şekilde Teknik Direktörümüz José Mourinho'ya sormadan Kızılyıldız'dan transfer etmemize rağmen "yabancı kontenjanının fazlalığı" yüzünden Rusya'nın Zenit takımına gönderdiğimiz Sırp sağ bek Ognjen Mimovic de "1 resmi maç dahi oynamadan" takımımızdan ayrılıyor. Hazırlık maçlarında Portimonense'yi 2-1, Leiria'yı 2-0, Al-Ittihad'ı 4-0, Lazio'yu 1-0 yenerken, Benfica'ya 3-2 mağlup olduk. Kampımızın Portekiz etabında sazı eline alan Teknik Direktörümüz José Mourinho "Biz Şampiyonlar Ligi değil, Avrupa Ligi takımıyız. Birçok futbolcu gönderdik ve gidenlerin yerini dolduramadık. Başkan Ali Koç'a ne istediğimi söyledim ancak yapmıyor. Başarısız olursak sorumlu değilim" diyerek ateş topunu patronunun üzerine bıraktı. "Peki yeni transferlerimiz nasıldı?" diye sorduğunuzu duyar gibi oluyoruz. Kolombiyalı golcümüz Jhon Durán oldukça zeki ve özellikle son vuruşları iyi yapıyor. Solak bir oyuncu olmasına rağmen sağ çaprazdan sağ ayağıyla attığı golleri de izlediğimiz Jhon Durán kafa hakimiyetiyle de göz doldurdu. 4-0 kazandığımız Al-Ittihad maçında Levent Mercan'ın pasına sol çaprazdan enfes çakışı, hemen ardından da Ognjen Mimovic'in sağ taraftan ortasına enfes kafa vuruşu dikkat çekti. Umarız Jhon Durán golleriyle şampiyonluk özlemimizi dindirir. Belçika Ligi'nin 6'ncısı Gent'ten kadromuza dahil ettiğimiz ve sezonu 3 gol 6 asistle tamamlayan Jamaika asıllı İngiliz sol bek Archie Brown için de "Hücum tarafında gerçekten iyi. Sol ayağı kadar sağ ayağını da mükemmel kullanıyor. Özellikle Silkeborg maçında 59'da oyuna girip Omri Gandelman'a attırdığı goller muhteşem. Kendi sahalarında Molde'yi 2-1 yendikleri maçın uzatma anlarında sağ ayağıyla kaleci Albert Posiadała'yı avlayıp 3 puanı getirdiği gol enfes. Real Betis'i deplasmanda 1-0'lık skorla dize getirmelerine rağmen elendikleri mücadelede 87'nci dakikada rakip file bekçisi Fran Vieites'i sol çaprazdan adeta yakın direğe mıhladığı gol de görülmeye değer.. Savunma tarafındaysa -rakibe giden- değil, -rakibi bırakan- bir oyuncu tipi. Pozisyon takibi neredeyse hiç yok. Tehlike anında topu uzaklaştırmak yerine rakibin hamlesini bekliyor. En büyük sorunu ise oyun disiplininden zaman zaman kopması. Fenerbahçeliler savunma tarafı iyi bir sol bek bekliyorsa Archie Brown bu profile uygun değil." yorumunu yapmıştık ve nitekim haklı da çıktık. 4-0'lık Al-Ittihad maçında Sebastian Szymański'ye güzel bir gol attıran Archie Brown'ın, 3-2 kaybettiğimiz Benfica karşısında yaptığı hatalar saç baş yoldurdu. İlk yediğimiz golde Kerem Aktürkoğlu'nu, üçüncü golde Henrique Araújo'yu durduramayışı skandaldı. Benfica'nın 2'nci golünü de kendi kalemize atınca "maçın en kötüsü" oldu. Umarız Archie Brown bu fahiş hataları resmi karşılaşmalarda yapmaz. 38 maçta 5 asistle ve 8 sarı kartla oynayan Wolverhampton'dan transfer ettiğimiz sağ bek Nélson Semedo ile ilgili yazacaklarımız pek iç açıcı değil. Top rakipteyken oyunda hiç yok. Adam markajı hiç yok, Sadece rakibe refakat ediyor, yenilen gollere davetiye çıkarıyor. Örneğin 5-3 kaybettikleri Brentford deplasmanında Matheus Cunha'ya asist yapmasına rağmen rakibi Keane Lewis-Potter'a hamle yapmayışı ve Fábio Carvalho'nun golü atışı affedilemez. Kendi sahalarında 4-2 kaybettikleri Bournemouth maçında Marcus Tavernier'e müdahale etmeyişi ve Milos Kerkez'in golü atışı hala hafızalarda. 46'ncı dakikada oyuna girdiği ve 4-2 kaybettikleri Crystal Palace deplasmanında rakibi Eberechi Eze'yi bozamayıp gol yedirişi de unutulmazlardan. Yine deplasmanda 3-1 kaybettikleri Chelsea maçında ilk golde Reece James'e, 3'üncü golde de Trevoh Chalobah'a topa vurdurması skandal. Gördüğümüz kadarıyla "SAĞ BEK OYNAMAYI SEVMİYOR." Hücuma katılışlarda iyi, ancak savunma tarafında büyük sıkıntısı var. "Sağ bek" olarak oynayacaksa Nélson Semedo takımımızın bu bölgede aradığı özelliklere uymuyor ve yine yanlış bir transfer yaptık gibi duruyor. Umarız sezon boyunca iyi bir Nélson Semedo izleriz. Rizespor'dan yeniden kadromuza dahil olan 3'üncü kalecimiz Tarık Çetin hazırlık karşılaşmalarında çok az süre aldı. Rizespor performansında 88 maçta 111 kez topu filelerinde gören ve ligden düşme kâbusu yaşayan Tarık Çetin şu anda Dominik Livakovic ile İrfan Can Eğribayat'ı kesebilecek seviyede değil. 1 Haziran'da sezonun bitmesiyle yeniden Paris Saint Germain'e dönen Slovak stoperimiz Milan Škriniar'ın bonservisini aldık. Gündeme geldiği günden beri Milan Škriniar için Ali Koç'a "ALMAYIN" dedik. Zira gerek Paris Saint Germain'de, gerekse de Slovak Milli Takımı'nda yaptığı hatalar ve yedirdiği golleri izlemiş ve yazmıştık. Nitekim geçtiğimiz sezonun 2'nci yarısında da korktuğumuz başımıza geldi. Milan Škriniar'sız Süper Lig'de 12 puan kaybeden takımımız, Slovak stoperle 12 puan daha kaybetti ve ayrıca onun hatalarıyla UEFA Avrupa Ligi'nde Glasgow Rangers'a, Ziraat Türkiye Kupası'nda da Galatasaray'a elendik. 2-2'lik Anderlecht deplasmanında kaleci İrfan Can Eğribayat'a geri pas verip takıma gol yedirişi, 2'nci golde önde yakalanıp pozisyon alamayışı, Kayseri ve Gaziantep maçlarında rakibe pas verip goller yedirişi, Konya maçında kafa topunu alamayıp gol yedirişi, alt lige giden Hatay deplasmanında hem penaltı yaptırıp hem de pozisyon alamayışıyla takımın 2 gol birden yiyişi, Bodrum karşısında 2 golde de refakatçi oluşu ile Milan Škriniar'ın Fenerbahçe'ye katkısı "NEGATİF" yönde oldu. Düşünsenize; Paris Saint Germain Teknik Direktörü Luis Enrique geri zekâlı mı ki "en iyi stoperini" bize gönderdi? Yıllardır Avrupa'da nal toplayan Fransız temsilcisi Paris Saint Germain, Milan Škriniar'ın gidişi sonrası "ŞAMPİYONLAR LİGİ ŞAMPİYONU" oldu. Luis Enrique, kısa bir süre önce sona eren FIFA Kulüpler Şampiyonası'nda "kendi oyuncusu olan" Milan Škriniar'ı kadroya dahi almadı. Inter'den Paris Saint Germain'e "BEDAVA" giden Milan Škriniar, Fenerbahçe'mize -her nedense- yaklaşık 10 milyon Euro'ya geldi. Umarız Milan Škriniar geçtiğimiz sezon olduğu gibi yaptığı hatalarla takımımızı yakmaz. Feyenoord ile 6 Ağustos'taki deplasmandaki maçımız dolayısıyla TFF, ligdeki Alanyaspor karşılaşmamızı ertelerken; geçtiğimiz sezon ezeli rakibimiz Galatasaray'a "yapmadıkları" bu kıyağı bile değerlendiremedik. Koca maçta 1'i gol olmak üzere sadece 2 kez rakip kaleyi bulabildik. Günlerden yönetimden transfer isteyen Teknik Direktörümüz José Mourinho; her nedense sadece Archie Brown'a ilk 11'de görev verirken, Jhon Durán ve Nélson Semedo'yu yedek soyundurdu. Üstelik Oğuz Aydın ve İrfan Can Kahveci'yi de birlikte kullanınca hiç üretemedik ve ilk yarı boyunca kanat ataklarından mahrum kaldık. Böyle olunca da Faslı santrforumuz Youssef En-Nesyri hiçbir şey yapamadı. Biz José Mourinho'nun yerinde olsak; Nélson Semedo'yla başlar, İrfan Can Kahveci'yi ikinci yarıda "Ateşleyici güç" olarak sahaya sürer, maçı alırdık. Ancak Portekizli hocamız bunu düşünemedi. 18'inci dakikada In-beom Hwang'ın kafayla indirdiği topla buluşan Quinten Timber'in Fred Rodrigues'i çalımlayarak sol çaprazdan attığı şut; ellerini arkasında bağlayan Mert Müldür'e çarparak filelerimize gidince ilk yarıyı 1-0 yenik kapattık. "THE SPECIAL ONE" yaptığı değişiklerle karşılaşmanın 2'nci yarısına da damgasını(!) vurdu. Önce "Birlikte oynamaz" dediğimiz Oğuz Aydın ve İrfan Can Kahveci'nin "ikisini birden" oyundan alan Portekizli, Jhon Durán ve Youssef En-Nesyri'yi "çift santrfor" oynattı ve üstüne üstlük bir de oyundan Fred Rodrigues'i çıkarınca bocaladık. Ancak eski futbolcumuz ve şimdinin Feyenoord Teknik Direktörü Robin van Persie "Hadi size bir kıyak da ben yapayım da gol atın" diyerek sahanın en iyilerinden sağ bek Jordan Lotomba'yı kenara alıp Givario Read'i sahaya sürünce bu değişiklik sonrası ilk yarıda bir pozisyonda Alman kaleci Timon Wellenreuther'i geçemeyen Archie Brown'ın, Givario Read'ten sıyrılıp içeri bıraktığı topu Feyenoord savunmasında daha dün sözleşme imzalayan Anel Ahmedhodzic sektirince ayrılması gündemde olan Faslı ön liberomuz Sofyan Amrabat'ın eski takımına yolladığı füzeyle bir anda 1-1'lik beraberliği bulduk. Ancak Feyenoord'ta bir pozisyonda topu kalecimiz İrfan Can Eğribayat'a teslim eden sol bekleri Jordan Bos isyan ediyor ve "Bu maçı biz kazanacağız" diyordu adeta. Hollanda asıllı Avustralyalı yıldız, uzatma anlarında sol ayağıyla içeri öyle bir kesti ki, "savunması zayıf" dediğimiz Archie Brown ve Jayden Oosterwolde'nin arasından kafasını uzatan Cezayirli oyuncuları Anis Hadj Moussa beraberlik hevesimizi kursağımızda bırakınca 2-1 kaybettik ve turu Kadıköy'e bıraktık. Kazanmamız ve bir sonraki turda Benfica ile eşleşebilmemiz için 2 farklı kazanmamız gerekiyor. Yediğimiz 2 gol de komedi ötesiydi. İlk golde Mert Müldür'ün ellerini arkada bağlaması, ikinci golde de 1.90'lık Archie Brown ve Jayden Oosterwolde'nin kendilerinden 15 santimetre daha kısa olan 1,76'lık Anis Hadj Moussa'ya kafayı vurdurmaları skandaldı. Hele ki santrforlarımız Youssef En-Nesyri ile Jhon Durán'ın, kanatlardan top gelmeyince birbirlerine orta yapmaları da ayrı bir gariplikti. Lig haftasını boş geçtik ancak ezeli rakibimiz Galatasaray deplasmanda Gaziantep'i 3-0 mağlup edince bu kez Erkek Basketbol'dan Sorumlu Yöneticimiz Sertaç Komsuoğlu, karşılaşmayı yöneten hakem Ali Şansalan ve VAR'daki Sarper Barış Saka'nın takdir haklarını sarı-kırmızılılardan yana kullandığını belirterek TFF ve MHK'ya "Bu tiyatroya bir son verin" çağrısında bulundu. Başkan Adaylarımızdan Sadettin Saran'ın Gaziantep-Galatasaray maçı sonrası söylediği "37'nci saniyede penaltı" sözleri komikti. Zira Galatasaray'ın penaltı pozisyonu 7'inci dakikada olmuştu. Konulara vâkıf olamayan Sadettin Saran, seçilmesi halinde Fenerbahçe'ye nasıl hâkim olacak merakla bekliyoruz. Sadettin Saran ayrıca hakemlerin sebep değil, sonuç olduğunu belirterek yönetim anlamında daha agresif olunması gerektiğini savundu. Artık geldik Feyenoord rövanş maçına. Rotterdam'da Feyenoord'a 2-1 kaybeden takımımız, Benfica'nın rakibi olabilmek için rakibine 2 fark atmak zorundaydı. İrfan Can Kahveci ve Oğuz Aydın; Kadıköy'de yerlerini Nélson Semedo ile Jhon Durán'a bırakınca takım daha agresif oynuyordu. İlk yarıda Feyenoord adına Tsuyoshi Watanebe ve Ayase Ueda'nın vuruşlarını kalecimiz İrfan Can Eğribayat kurtarırken biz ise Jhon Durán ile Sebastian Szymański ile kalecileri Timon Wellenreuther'ı geçemedik. Kalecimiz İrfan Can Eğribayat'ın Rpmanyalı hakem Istvan Kovacs'ın düdkü çaldığını zannederek ceza sahamız dışında topu eline alması sonucu Feyennord'un In-beom Hwang ile kullandığı serbest vuruşta kafayı çakan Tsuyoshi Watanabe, Kadıköy'ü sessizliğe gömüyordu adeta. Ancak pes etmeye niyetimiz yoktu. Sebastian Szymański ile kullandığımız köşe vuruşuna yakın direkte kafayı enfes vuran Archie Brown "Bu iş bitmedi" diyordu adeta. Hemen ardından da Sofyan Amrabat'ın derinlemesine topunda rakibi Tsuyoshi Watanabe'yi oyundan düşüren Youssef En-Nesyri'nin pasında Jhon Durán, Jordan Lotomba'nın hamlesine rağmen Kadıköy'ü bir kez daha ayağa kaldırınca soyunma odasına 2-1'lik üstünlükle gittik. İkinci yarıda oyuna giren Gonçalo Borges'in vuruşunu kalecimiz İrfan Can Eğribayat kurtarırken, Feyenoord savunmasında bugün çok kötü oynayan Jordan Lotomba'nın Archie Brown'a topu kaptırması ve ceza sahası dışında topla buluşan Fred Rodrigues'in enfes bir sol vuruşla kalecileri Timon Wellenreuther'ı avlamasıyla 3-1 öne geçtik ve üstünlüğü ele aldık. Ancak Robin van Persie'nin öğrencileri de maça tutunmaya niyetliydi. Tsuyoshi Watanabe, Jordan Bos ve Anel Ahmedhodzic kalecimiz İrfan Can Eğribayat'ı geçemezken, ani gelişen atağımızda sol taraftan Archie Brown'in yine Jordan Lotomba'yı oyundan düşürerek yaptığı ortaya sağ ayağıyla dokunan Youssef En-Nesyri galibiyetimizi perçinledi. 4-1 sonrası Teknik Direktörümüz José Mourinho'nun Fred Rodrigues'i oyundan çıkarması ilk maçta olduğu gibi "Bu takım yine gol yiyecek" mesajını veriyordu. Nitekim yedik de. Jordan Bos'un sol taraftan içeri çevirdiği topu Anel Ahmedhodzic indirdi, savunmamızda Milan Škriniar ve İsmail Yüksek'in uyumasından faydalanan Japon stoperleri Tsuyoshi Watanaba kendisinin ve Feyenoord'un 2'nci golünü atınca Kadıköy'ü yine bir sessizlik kapladı. Ancak sakatlanan golcümüz Jhon Durán'ın yerine oyuna giren Anderson Talisca, bugün Feyenoord savunmasının yumuşak karnı olan Jordan Lotomba'dan topu kaparak az kullandığı sağ ayağıyla öyle bir çaktı ki 5-2'lik skorla tur atladık ve Benfica'yla eşleştik. Kadıköy'deki oyun iştahımızı her kulvarda sürdürmeliyiz. Rotterdam'daki gibi oynarsak sorunlar yaşarız. Basit goller yiyoruz ve savunma kurgumuzu iyi oturtmalıyız. Fred Rodrigues'e mutlaka bir alternatif bulmalıyız. Zira Sambacı oyundan çıkınca sahada eksik kalıyor ve aksıyoruz. Umarız bu hatalarımız son bulur. Takımımızda son 1 ayda yaşanan gelişmeleri kaleme aldık. Umarız 2013-2014 sezonundan beri elde edemediğimiz şampiyonluğa bu kez Ali Koç'un liderliğinde ulaşırız.

Yazarın diğer yazıları

SÜPER KUPA ZAFERİ, UYUŞTURUCU SKANDALI VE ARALIK AYI KARNEMİZ

FATURA TEDESKOYA

Ali Koç'un açıklamaları ve Ocak ayına genel bakış

FENERBAHÇE'NİN KASIM AYI KARNESİ VE YAŞANAN SKANDALLAR

FILIP KOSTIC SKANDALI VE FENERBAHÇE'DE YAŞANANLAR

SOFYAN AMRABAT VE FENERBAHÇE'NİN AĞUSTOS AYI KARNESİ

KARA KASIM'DAN AYDINLIK FENERBAHÇE'YE

FENERBAHÇE'DE LIVAKOVIC SANCISI VE EKİM AYINDA YAŞANANLAR

FENERBAHÇE'NİN EYLÜL AYI KARNESİ VE GENEL BAKIŞ

FENERBAHÇE'NİN AĞUSTOS AYI KARNESİ VE GENEL BAKIŞ

FENERBAHÇE'NİN TEMMUZ AYI KARNESİ VE TRANSFERLERE GENEL BAKIŞ

FENERBAHÇE'NİN YENİ TRANSFERLERİ VE HAZİRAN AYINA GENEL BAKIŞ

İŞTE FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYONLUĞUNUN KAÇMA SEBEPLERİ VE HOCA ADAYLARI

JORGE JESUS KABUSU VE ALİ KOÇUN YANLIŞLARI

FENERBAHÇE'NİN 2022 KARNESİ

JORGE JESUS GERÇEKTEN BAŞARILI MI?

EKİM AYINA FENERBAHÇE DAMGASI

FENERBAHÇE'YE GENEL BAKIŞ

İŞTE FENERBAHÇE'NİN YENİ STOPERLERİ.

FENERBAHÇE'NİN YENİ TRANSFERLERİNE GENEL BAKIŞ

Özel Röportaj

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ