80


Hayaller gelecek sezona kaldı..
Ligin İlk yarısında birçok olumlu olumsuz yazılar yazdık. Ümidimizi hep bir sonraki adımlara bıraktık. Nihayetinde ligin ikinci yarısına umutla başladığımızı düşünürken, ilk maç ta kendi sahamızda olağanlaşmış bir duyguyla yine mağlubiyetle tanıştık.
Olağanlaşmış diyorum zira Ali Koç yönetimi öncesinde “Burası Kadıköy Buradan Çıkış Yok” derdik. Şimdilerde ise bu slogan artık tarihe gömüldü. Her gelen rahatlıkla çıkıp gidiyor. (Özellikle ezeli rakiplerimiz).
Peki nedir bu kabusun nedenleri? Ali Koç dediğimiz zaman para konusunda akan sular durur diye düşünüyoruz. Ama çok eskiden olduğu gibi bas parayı al oyuncuyu devri kapandı. Ayağını yorganına göre uzatma mecburiyeti var, en doğrusu bu bence. O nedenle Ali Koç’un parası burada fazla işe yaramıyor. Yarasaydı hiç düşünmeden harcardı. Çünkü o da başarılı olmak istiyor.
Bu durumda ikinci olarak başarı neden gelmiyor derseniz, buradan sadece işi bilmeme geliyor. Tüm camia büyüklerinin söylediği tek şey “yönetimde neden bir futbolcu, futbolu bilen kişiler yok” diyorlar”, şahsen bende buna yüzde yüz katılıyorum.
Başkan Ali Koç son divan toplantısında, Özellikle sezona çok iyi başlayan takımımız sonraki haftalarda özellikle deplasmanlarda hakemler tarafından adeta doğranıyor dedi. Bu serzenişin birçoğunda haklı. O zaman yapılması gerekenlerden ilki TFF sert protestolar da bulunup pozisyonları bir toplantı ile kamuoyunun önüne sermek, ya da hakemi de yenmek. Bana kalırsa burada hakemi yenmek daha anlamlı olur. Tabii bu iyi oyun ve futbol ile olur.
Fenerbahçe diğer kulüplere hiç benzemez. Kuruluşuna bakarsak bir ülke kurtuluşunda rol almış misyona sahiptir. Fenerbahçe müzesine gittiğinizde Fenerbahçe’nin bir Kuvayi Milliye olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz.
İşte bu nedenle rahmetli İslam Çupi’nin dediği gibi Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz.
Bütün mesele bunu anlamaktır. Fenerbahçe’nin bizim çocukluğumuzdan beri tek hedefi şampiyonluktur. İkincilik ya da üçüncülük değildir. Bugün bakıyoruz hiç olmazsa ikinci veya üçüncü olsak ta UEFA ya gitsek diyenler var. Bu duruma alıştırılmak ve sıradan bir takım olma duygusuna sahip olmamızı ben şahsen içime sindiremem.
Son 4 yıldır dikkatimi çeken ve sizlerinde yaşadığını düşündüğüm bir konu var. Buna ister pandemi deyin ister ülkemizin ekonomik durumu. Ailemiz de yaşantımızı Fenerbahçe’ye göre ayarlamıştık. Maç günü misafir kabul etmezdik, heyecanımız dorukta olurdu. Takım gol attığında yerimizde duramaz tribünde hiç tanımadığım kişilere sarılırdım. Son dört yılda bu heyecan ve coşku bitti. Misafiri hergün kabul edebiliyoruz, bahanemiz yok, takım gol attığında fazla heyecan duymuyoruz. Zira maç sonu olumsuz bitebilir duygusu bizlere üstün geliyor.
Ali Koç başkan’ın divan toplantısından şunu çok iyi anladım, Bu sezonda bitti. Hayallerimiz gelecek sezona kaldı. Hayırlısı diyelim..